Von: Cuali Yagmur
Yasal Sağlık Sigortası Prim İstikrar Yasası) ile federal hükümet, yasal sağlık sigortası primlerinin daha fazla yükselmesini engellemeyi amaçlıyor. Bunun için sağlık sisteminin neredeyse tamamında tasarrufa gidilecek.
Hükümetin bakış açısına göre mevcut durum net: Tahminlere göre yasal sağlık sigortası fonlarında sadece önümüzdeki yıl 19 milyar avroluk bir açık oluşacak. Bu finansman açığı kapatılmazsa, primlerde yeni artışlar kapıda.
Bu nedenle birçok noktada aynı anda tasarruf yapılması planlanıyor: Hastaneler, doktor muayenehaneleri, eczaneler ve ilaç endüstrisinin yanı sıra sigortalıların kendileri de sürece katkıda bulunacak.Hastaneler ve ilaç endüstrisi tasarruf paketinin sonuçları konusunda uyarıyor
Sağlık sigortaları için tasarruf paketi: Sabit primler – ama kimin pahasına?
Sağlık sigortası reformuyla siyah-kırmızı koalisyon, sağlık sistemindeki maliyetleri düşürmeyi hedefliyor.
Federal Meclis önünde protesto: „Bizi kısarak hasta ediyorsunuz“
Reform haftalardır sert bir şekilde tartışılıyor. Ne kadar tartışmalı olduğu, kritik oylamalardan saatler önce de görüldü. Federal Meclis önünde psikoterapistler, bakım personeli ve sendikalar -Sol Parti’nin çağrısıyla- yasaya karşı gösteri yaptı. „Bizi kısarak hasta ediyorsunuz“ sloganlarıyla, özellikle tıbbi bakım kalitesinin tasarruflardan zarar görebileceği konusunda uyardılar.
Genel Kurul salonunda Sağlık Bakanı Nina Warken (CDU) yasa tasarısını savundu. Sağlık sigortalarının mali durumunun „dramatik“ olduğunu ve daha fazla gecikmeye tahammülü olmadığını belirtti. Bu büyüklükte bir tasarruf paketinin kesintiler olmadan işlemeyeceğinin açık olduğunu vurgulayan Warken, reformun temel düşüncesini şu sözlerle özetledi: „Gelecekte sahip olduğumuz parayla yetinmek ve sadece faydalı olanın ödemesini yapmak istiyoruz.“ Warken’e göre bu, „dengeli bir paket“.“
Milyarlarca avroluk bir tasarruf paketiyle yasal sağlık sigortasının stabilize edilmesi hedefleniyor.
Muhalefet: Yanlış yerden tasarruf
Muhalefet için bu yasa her şeyden önce tek bir anlama geliyor: Yanlış yerden tasarruf. Yeşiller Grup Başkanı Britta Haßelmann, yasanın „aceleye getirilmiş“ (üstünkörü hazırlanmış) olduğunu belirterek, federal hükümeti insanlara prim istikrarı sözü vermekle ama bu sözü „daha bu yıl bile“ tutamamakla suçladı. Haßelmann, bunun yerine „hastane iflasları, aşırı yüklenmiş aile hekimleri ve hayal kırıklığına uğratılmış psikoterapistler“ riskiyle karşı karşıya kalındığını söyledi.
Sol Parti Grup Başkanı Heidi Reichinnek ise daha sert konuştu. Reichinnek’e göre koalisyon bu yasayla „sağlık hizmetlerine balta vuruyor“ ve her şeyden önce hastaları mağdur ediyor. AfD de reformu reddetti. Milletvekili Nicole Hess, tasarruf paketini „hizmetten çekilmeye bir davetiye“ olarak nitelendirdi ve tıbbi bakımın kötüleşeceği konusunda uyardı.
Eleştirilere rağmen koalisyon, Federal Meclis’te 286 „hayır“ oyuna karşı 318 „evet“ oyuyla yasayı kabul ettirdi. Dört milletvekili çekimser kaldı.
Son engel: Federal Konsey (Bundesrat)
Federal Konsey’de eyaletler en azından bir noktada hemfikirdi: Yasal sağlık sigortalarının mali durumu göz önüne alındığında hiçbir şey yapmamak bir seçenek değildi. Ancak tam olarak ne yapılması gerektiği tartışmalı kalmaya devam etti. Saarland Eyalet Başbakanı Anke Rehlinger (SPD), gerekli reformların bedelinin yeni sorunlarla ödenmemesi gerektiği konusunda uyardı.
Mecklenburg-Vorpommern, Bremen ve Aşağı Saksonya da benzer endişeleri dile getirerek, özellikle hastane finansmanı, psikoterapi ve aile hekimliği hizmetlerinde iyileştirmeler talep etti. Bu nedenle birkaç eyalet başlangıçta Uzlaşma Komisyonu’nu (Vermittlungsausschuss) çağırmak istedi.
Federal hükümet ise buna karşı çıktı. Sağlık Bakanı Nina Warken (CDU), son dakika iyileştirmelerine atıfta bulunarak hastaneler için ek 450 milyon avro ve üniversite klinikleri için 100 milyon avro daha ayrılacağını duyurdu. Bavyera Eyalet Başbakanı Markus Söder (CSU) ise bir „genel uzlaşıdan“ bahsetti. Söder, yasadan kimsenin tamamen memnun olmayacağını ancak prim artışı tehdidi karşısında tasarının onaylanabilir olduğunu söyledi.
Sonunda Federal Konsey de bu görüşe katılarak reforma yeşil ışık yaktı.
Harcama frenleri ve yüksek ek ödemeler, sağlık sigortası primlerindeki artışları engellemeyi amaçlıyor.
Şimdi ne olacak?
Sigortalılar için değişikliklerin hissedilmesi biraz zaman alacak. Önlemler ancak 1 Ocak 2027 itibarıyla yürürlüğe girecek. O tarihten itibaren, örneğin reçeteli ilaçlara ihtiyaç duyanlar daha fazla katkı payı ödemek zorunda kalacak. Ayrıca birçok eş için geçerli olan mevcut ücretsiz aile sigortası kapsamı kalkacak. Yüksek gelirli kişiler de, prim esas kazanç üst sınırı (Beitragsbemessungsgrenze) yükseltildiği için daha fazla prim ödeyecek.
Tasarruf paketinin meyvesini verip vermeyeceği henüz belirsiz. Sağlık sigortası primlerini uzun vadede sabit tutmak gerçekten mümkün olursa, bundan hem 75 milyon yasal sigortalı hem de primlerin yarısını karşılayan işverenler faydalanabilir. Ancak şu da bir gerçek ki: Tasarrufların sonuçları tıbbi bakım hizmetlerinde hissedilecektir