Von: Cumali Yağmur
Sol Parti’nin (Die Linke) Taninmis i Gregor Gysi, antisemitizm üzerine verdiği bir röportajın ardından kendi partisinden ağır eleştirilerin hedefi oldu. Eleştirilerin odağında, Sol Parti Federal Meclis Grubu’nun uzun yıllar başkanlığını yapan Gysi’nin, „Focus“ dergisinin „Machtmenschen“ adlı podcast programına verdiği demeçler yer alıyor.
Gysi, partisindeki İsrail karşıtı ve antisemitik akımların boyutuna ilişkin bir soruya şu yanıtı vermişti:
„Bu durum şimdi daha tehlikeli hale geldi; çünkü partimize, aslında katılmalarını memnuniyetle karşıladığım göçmen kökenli, hatta ‚belirli bir göçmen kökenine‘ sahip çok daha fazla insan katıldı. Ancak bu kişiler beraberlerinde İsrail’e dair yanlış bakış açıları getiriyorlar ve ben buna her zaman karşı çıkacağım; burada belirli bir sınır aşılmamalıdır.“
Gysi konuşmasının devamında, kısa bir süre önce Hamas’ı „kurtuluş örgütü“ olarak tanımlayan bir Sol Parti üyesinin ihraç edilmesinin kendisini oldukça rahatlattığını da eklemişti.
Parti İçinden Sert Tepki: „Irkçı Anlatıları Yeniden Üretiyor“
WELT gazetesinin araştırmasına göre Gysi, bu ifadeleri nedeniyle şimdi sert suçlamalarla karşı karşıya. Partinin resmi bir oluşumu olan Federal Göçmen Sol Çalışma Grubu (BAG Migrantische Linke), Gysi ile partinin eş başkanları Ines Schwerdtner ve Jan van Aken’e hitaben iki sayfalık bir protesto mektubu hazırladı.
Baden-Württemberg Sol Parti liste başı adayı Mersedeh Ghazaei liderliğindeki çalışma grubunun sözcüler kurulu ve yaklaşık 180 üye tarafından imzalanan mektupta şu ifadelere yer verildi:
„Röportajdaki pek çok bölüm son derece sorunlu; zira bu ifadeler ırkçı anlatıları yeniden üretiyor ve partimizin temel ilkeleriyle çelişiyor. Göç geçmişi olan üyelerin, sözde artan bir antisemitizm sorunuyla ilişkilendirilmesi kabul edilemez.“
BAG Migrantische Linke, Gysi’nin göçmen kökenli üyelerle durumun „daha tehlikeli“ hale geldiği yönündeki sözlerinin „ırkçı bir tehdit senaryosunu“ beslediğini iddia ediyor. Mektupta, „Bu tür terimler Müslüman ve Arap karşıtı nefret söylemlerini güçlendirir; ırkçılık karşıtı bir partide bu tür ifadelerin yeri olmamalıdır,“ denildi.
„Özür Dileyin ve Irkçılık Karşıtı Eğitime Katılın“
İmzacılar, Gysi’nin retoriğinin toplumsal sağa kayışa hizmet ettiğini ve „İsrail ile Yahudileri bir tutmasının“ özünde antisemitik bir yaklaşım olduğunu öne sürdü. Oysa Gysi, Focus röportajında hem „egemen ve güvenli bir İsrail“ hem de „egemen ve güvenli bir Filistin“ taraftarı olduğunu vurgulamıştı. (Not: Gregor Gysi’nin babası Klaus Gysi, Nasyonal Sosyalizme karşı direniş göstermiş Yahudi kökenli bir siyasetçiydi.)
Çalışma grubu, Gysi’den taleplerini şöyle sıraladı:
- Söz konusu röportaj kesitinin derhal Instagram hesabından silinmesi.
- Göçmen üyelerin toptancı bir şekilde antisemitizmle ilişkilendirilemeyeceğine dair kamuoyuna açıklama yapılması.
- Partinin genç ve göçmen üyelerinden kamuoyu önünde özür dilenmesi.
- Gysi ve ekibinin en kısa sürede „ırkçılık karşıtı bir eğitime“ katılması.
Mektup, birçok ilçe başkanı ve yerel siyasetçi tarafından da desteklendi. Gysi’nin sözcüsü ise mektubun henüz kendilerine ulaşmadığını, bu nedenle resmi bir açıklama yapılamayacağını bildirdi.
Sol Parti’de Antisemitizm Çatlağı Büyüyor
Parti içindeki bu gerilim yeni değil. Gysi; Dietmar Bartsch ve Bodo Ramelow gibi isimlerle birlikte, partinin gençlik kolu Linksjugend‚in İsrail karşıtı kararlarına tepki göstererek, parti yönetimine „Net sınırlar çizilmeli, işler kontrolden çıkıyor“ uyarısında bulunmuştu.
Geçtiğimiz Şubat ayında Thüringen eyaletinde, İsrail’in Gazze operasyonları için „lanet olası Holokost“ ifadesini kullanan bir parti sözcüsünün görevleri elinden alınmıştı. Son olarak Brandenburg Antisemitizm Sorumlusu Andreas Büttner, Aşağı Saksonya teşkilatının aldığı tartışmalı bir kararın ardından partiden istifa ettiğini duyurdu.